27 Temmuz 2012 Cuma

Bırak ruhun mutluluğa doysun

Birçok ilişki kazanmak/kaybetmek üzerine kurgulu bir oyun,
ilgisini kazanmak, sevgisini kazanmak,
kişiyi kazanmak, ilişkiyi kazanmak,
kafamdaki format ilişki biçimini kazanmak.. 
böyle baktığı için 
kimse kaybetmek istemiyor..
ee biz neyiz şimdi noktasına gelince bu cümleyle donuyor zihinler kalpler, söylense de söylenmese de
sadece sevgiyi deneyimlemek sevgiyi yaşamak akışta
nehirle akarken nehire dönüp biz neyiz şimdi demek kadar anlamsız
nehir nehir işte, nehrin ne günahı var senin hesaplarından? ilişkinin ne günahı var?
nehirin içinde akan suyla mutlu olmak..
biz mutluyuz ama nereye götürüyosun beni, amacın ne..
belki kendimizi bir yerde buluruz,
ahh hayal ettiğim nokta bu, sağol nehir deriz, geldik işte..
ama bizi getirdiği noktayı da beğenmeyiz bir süre sonra
bumuydu yani?
ya ne..
kazanmak dedin al işte..
hayır ilişki böyle olmaz.. mutlu son? mutlu da olsa bir son beklentisi..
akışında gitmek akışa bırakmak
çabalamadan yüzmek..  bilmeden nereye gideceğini
sadece, yüzerken gördüklerini hissettiklerini yaşamak
nereye gidiyoruz diye dürbünle baktığımız noktadan yüzümüzü çevirmek,
etrafına bakmak, güzellikleri görmek, ahengi yaşamak, renkleri keşfetmek
suyun hafifliğini hissetmek bütün bedeninde..
yüzünü ısıtan güneşe dönmek..
nehir nereye götürürse
ne kadar uzun olduğu önemli mi?
ne kadar keyif aldığına bakmadan..
belki yüzlerce yıl yüzsen sana bir saatin keyfini yaşatmayacak nehirlerde yüzüyosun..
ruhu, zihni hafifletince suyun üstünde kalıp güzellikleri görebiliriz..
ağırlaştıkça batan ruhla, dibe vurma hey hat..
bırak kendini akışa..
yüz yüzebildiğin kadar..çabalamadan ama.. bırak kendini..
sırt üstü, kelebek nasıl istersen..
bırak...  bırak ruhun mutluğa doysun..
mutlu olmak varken neyin kazancı neyin kaybı kimin umurunda?
bırak her an'a kendini, daha evvel yaşamadım bu an'ı de,
hesaplar kitaplar batırmasın geçmişinde biriktirdiklerini de 
her an yeniden canlansın ruhun, çarpsın kalbin deli gibi kazancın bu olsun..









Yorum Gönder