24 Haziran 2012 Pazar

Bir yıldız daha kaydı ve gökte ışık oldu..

Antalya seyahatimden yeni döndüm.. Halamı ötealeme uğurladık..
tam 1.5 yıl önce Annemi uğurlarken bana sarılıp "bukadar yıkma kendini nasıl olsa bir gün hepimiz orada buluşacağız" demişti.. o zaman bu cümleler bu kadar kıymetli gelmemişti kulağıma..
1.5 yıl geçti.. halamı yine lanet 17 sinde kaybettim.. annemde 17 sinde gitmişti. birbirlerini çok severlerdi, muhtemelen annem mutlu olmuştur.. Annemden sonra, ben hep korktuğum ve adını anmak dahi istemediğim soğuk kelime ölümle ilgili çok bilgi edindim.. ötealemde neler oluyor.. artık farkındayım.. Annemin gittiği yeri merak edişimden di bu. Onun iyi olduğunu bilmeye ihtiyacım vardı. kalbimde tonlarca kayanın yarattığı baskı belki biraz olsun hafifleyecekti..
O dönemde yas terapisi için epey araştırma yaptım. Grup terapisi istiyordum çünkü başka insanlarında başına gelen bu olayı ayrıntısıyla duymak tek başıma olmadığımı hatırlatacaktı gibi geliyordu. Ama malesef Ülkemizde böyle bir terapi şekli yok.. bulamadım. Bireysel yas terapileri istemiyordum çünkü kendim yas terapisinin nasıl uygulandığını biliyordum, kitaplardan, psikolog arkadaşlarımdan, aynı acıyı yaşamış insanların yaşam süreçlerinden vs.. den epey faydalandım..
Ülkemizde grup terapisinin bir amerika yada avrupa ülkelerindeki kadar popüler olmadığını biliyordum. Bunun nedeni bizim gibi toplulukçu kültür insanları olarak- yani çevresiyle yakın ilişkiler kurabilen, aile, arkadaşlıkların daha derin yaşanmasına alışık olmamızdan- bizim daha çok bireysel terapilere ihtiyaç duyduğumuz.. ama yas terapisi böyle olmamalı demiştim içimden. Ben başka insanların benzer hikayeleriyle "paylaştıkça azalan" bir sürece çok ihtiyaç duymuştum..
Hipnoterapistlerin yazdığı kitaplar - gerçek yaşam, ölüm ve ötealaem deneyimlerinin kayıtlarını okumak çok işime yaramıştı.. bu kayıtlara; kutsal kitaplar, değişik ruhsal alanlarda guruların yazdıklarından ve kendi deneyimlerimden bir bağlantı yapabilmişti zihnim.. yuvaya yolculukta olduğumuzun farkındayım artık..   
İnsanların özgür iradeleriyle geçiş yaptıklarını biliyorum. Planın nasıl olacağı yine kendi iradelerinin sonucu.. neyse bunlara girmek istemiyorum şu anda.. Ama insanların tekamül sürecinde, yerküre sınavında olduğunu söylemek her zihnin hadi ordan demeyeceği bir bilgi en azından..
Daha evvelki yazılarımda insanların tek bir yaşam amacı var oda mutlu olmak demiştim.. ayrıca insanlar kendi hayatlarında en çok neden dert yanıyorsa onun sınavını verdiğini tahmin etmek te zor olmasa gerek.. işte tekamül kelimesi burada anlam kazanıyor.. ruhun en çok gelişmeye ihtiyaç duyduğu yer en zorlandığı yer.. demek mutlu olmanın önündeki bariyerleri aşarsak buyurun tekamül ettiniz.. ama kaç şiddetinde başardık artık Allah bilir.. hmm bu, hala özgürlük istediğini zannettiğimiz ruhun yalnızlıkla sınanması çıkmazı işte.. ne istediğini bilmeyen yada istediklerini hep bulandıran aptal ZihiN.. tuhaf manyak bir mekanizma.. zihni yok sayamazsın, meditasyon yapmak için bile zihninin iznine ihtiyacın var çünkü.. berbat kontrol mekanizması gelişmekte olan ruhun içinde sıkışmışlık duygusu..
Kayıplar yinede acı veriyor işte.. neyin acısı bu? Annemden sonra Annemle birlikte geçmişimide kaybetmiş gibi hissetmiştim.. sanki zaten yoktum ve bu bana hatırlatılmış gibi tuhaf bir duygu.. Halam yine aynı geçmişten başka önemli bir parçayı götürdü.. Sarıldığında kalbiyle halam benim diyen biri yokmuydu? hayatımda yediğim en güzel kadayıf tatlısı ve patlıcan reçeli gerçekmiydi?
Ebeveyn kaybından sonra insanların o zaman yetişkin olduklarını biliyor muydunuz? kişi kaç yaşında olursa olsun o yaşında büyüdüğünü hissediyor.. deli bir çıkarım ama doğru..
İçim dualarla dolu.. Halacım.. şu anki farkımla ki 1.5 yıl önce yaşayabileceğim acının dozunu ölçebileceğim bir alet yok.. bir daha mümkün değil bukadar yıkılmam hiçbirşeye dediğim zaman.. sanki bütün acı limitimi bitirmiş fondip yapmış gibiydim yada edindiğim tonlarca bilgi deneyimden sonraki halim.. bu halimle kalbim dualar içinde ama mutlu olduğunu bilmenin içimdeki huzuruyla ama bir daha sarılamayacak olmanın hüznüyle dop doluyum.. garibim tuhafım birdaha büyüdüğümü görmenin haksızlığını yaşıyorum.. Orada çok mutlu olun... dediğin gibi "bir gün hepimiz buluşacağız" o vakte kadar yinede bir şekilde bağınızı hissettirin.. şimdi benim yerime Anneme sarıl.. sonsuz sevgiler..