12 Ocak 2012 Perşembe

Filozof Taksici! - 2

 (aa aslında benimde düşüncem bu ama bu taksici?? Daha evvel hiç böylesini görmedim bu adam hayatla kavga eden tiplerden değil belliki.. şaşırdım cidden, birazda utandım anlamaz diye yorumlarımı sakladığımdan....)
..........................
Ben: (gerçekten yorum ilgimi çekti.  ayrıca bunu söylerken son derece dingin..bu dinginlik söylediklerine derinlik katıyor sanki...)
Taksici:  Abla düşünsene hayatla neyin kavgası bu? insan taş devrinde de insandı. yemek çeşidi mi vardı o zaman sadece avladıklarını yerlerdi çiğ çiğ hemde.. lezzet peşinde değil yaşamak peşinde.. o zaman da yaşıyordu insanlar.. doğalgaz mı vardı?yoklukla ilgili bilgilerimi vardı? şimdi her şey var varlığın içinde yokluk olduğunu zannediyor insanlar.. halbuki şimdi VAR! varlık içinde neyin eksikliği bu?
B: çok doğru söylüyorsunuz ( aa ağzım açık kalmış şimdi farkettim...)
T: Aslında hayatla kavgayı biz büyürken öğreniyoruz büyüklerimizden. Biz doğarken böyle doğmadık ki! büyürken hep varlık yokluk karşılaştırması yapıyor zihnimiz. Bizi büyütenler kendi doğrularını bize öğretmeye çalışıyor ama onlarda bilmiyor neyi öğretiklerini ki.. ve sonuç öğrenmişiz çaresizliği, öğrenilmiş çaresizlikle ne yapacağımızı bilemiyoruz sonra da...
B: öğrenilmiş çaresizlik? siz bu terimi nereden biliyorsunuz?
T: ne bilim abla uydurdum öyle..
B: nasıl yani?  orjinal bir psikoloji terimi bu..
T: ben nerden bileyim abla ilkokul mezunuyum ben..
B: ama belli ki iyi yetiştirmişsin kendini
T: ee benimde bir hayat görüşüm var tabii, Kars'lıyım ben, eşim orada, 4 çocuğum var, İstanbul'a her yıl 4 ay gelir taksicilik yaparım.. Eşimden ailemden çok memnunum. Onlardan çok ayrı kalmak istemem. Kars'ta da birşeyler yapıyorum kendime göre, halimden memnunum. Her şey yeterince var, fazlasına ihtiyacımız yok. Önemli olan mutlu olmak değil mi? ben mutluyum.
B: ....................................................................... ( işte bu! bu kişi ne kadar mantıklı konuşuyor.. bir ton kitabın öğrettiğini "o" yaşıyor, aman Tanrım!, bir sürü kişi bu bilgileri kitap adı sayfa no konferans seminer adı vererek anlatır ama kendi hayatında zerresini bulamazsınız, ama bu taksici yaşıyor.. hem de sanırım yaşı 30 ların da bile değil!..)
T: bir insan neden mutlu olamaz anlamıyorum..insan mutluluğunu bozmak için neden bu kadar uğraşır ki? halbuki hayatta herşey basit. Basit olan güzel. Mutluğu insan zor zannediyor, zor zannettikçe zorla almaya çalışıyor, zorlaştırıyor..sonrada hayatı yaşayamadan hastalanıp gidiyor.. halbuki basit görse her şey daha güzel olacak daha güzel görünecek her şey..
B: (keşke kayıt cihazım olsaydı ne güzel olurdu, kaydeder derste dinletirdim enteresan gelirdi insanlara kesin...)
T: öyle değil mi abla?
B: evet haklısın öyle.. işin sırrı karşına ne çıkarsa ya da ne çıktığını zannederse ona basit bakabilmekte.. nasıl görürsen her şey ona dönüyor, zor görürsen zora dönüyor..
T: evet abla, aynen öyle..
B: eve yaklaşıyoruz ben ışıklarda ineceğim.. ne kadar keyifliydi sohbet.. ne çabuk gelmişiz hiç farkında değilim..(off eve yaklaşıyoruz, bu yol bitmese biraz daha uzasa ne güzel olurdu.. İzmite kadar gitsem hiç sıkılmam.. bu taksici bir bilge, sanki öğreneceğim çok şey var gibi hissediyorum.. kimbilir neler var bildiği ama ben duyamayacağım  ne fena.. )
B: peki ilişkilerle ilgili ne düşünüyosun? malum insanların yine çıkmazda hissettikleri en önemli konulardan biri..(son bir hamleyle birde ilişkilerle ilgili bir şey sorayım bakalım ne diyecek merak ettim..)
T: İlişkilerde en önemli şey doğallık abla, doğal olunca her şey yolunda gider gitmezse zaten doğana uygun değildir kaçmak lazım ondan...... bırak gitsin eğer bırakmazsan zaten bir süre sonra bedeninde irin şeklinde çıkacaktır.. bünye atacaktır er yada geç.. kişiler çift taraflı ne kadar doğalsa o kadar bütün hücrelerinde bir ilişkim var dersin ve bedenin buna tepki vermez..
B: ne güzel özetledin.. keşke daha fazla dinleyebilseydim seni..
T: belki yine denk geliriz durağımı biliyosun..
B. teşekkür ederim.. güzel bir sohbetti.. umarım senin için her şey yolunda gider diyeceğim ama belli ki buna hiçmi hiç  ihtiyacın yok.. keşke intihar etmek isteyen bayan senin sohbetini dinleseydi muhtemelen hayatında kırılma anı olabilirdi. O bayan için üzüldüm. Hala yaşıyor mu bilmem çünkü intihar etmek isteyen kişiler er yada geç bu planını gerçekleştirirler..(şimdi rahat konuşuyorum biliyorum artık aynı dilden konuşuyoruz..)
T: Allah yardımcısı olsun, akıl fikir versin herkese..
B: çok teşekkürler, akşamınız güzel olsun
T: sağol abla, sizinde..
.........................................

Bu da neydi böyle? adam ne ders verdi bana şimdi??........... bal gibi hala yargılarım var işte.. unuttun mu yeryüzü meleklerini ve onlarla karşılaşmalarını ah Fatoşş,... ama bu ruh!... bu yüce ya da olgun ruh dediklerinden belli ki.. olgun ruhlar genellikle kendilerine daha zor bir hayat seçer.. deneyimleyecekleri, deneyimlemek istedikleri şeyleri bu yaşamda böyle deneyimlemeyi seçerler.... nereden geldiği belli olmayan ruhsal olgunluk aslında tekamüllerindeki izler.. kimbilir o neyin sınavında hala ve hala..ama çok belli epey bir yol almış.. birçok kişiden gömlek gömlek üstte.. kimbilir karşınıza bu ruhlar nerelerde nasıl çıkar ama onlardan öğrenecek çok şey var gerçekten.. bu fırsatı yakalamak için fırsat vermek lazım değil mi sizce de? zor şartlar olgun ruhlar.. şaşırmak bazen çok çok güzel...

Sevgiyle,





  
Yorum Gönder