8 Ocak 2012 Pazar

Filozof Taksici! - 1

Geçen akşam..
Hava bugün de soğuk.. Akşam biraz erken çıkıp trafiğe kalmamaya ayrıca soğuk havada daha rahat taksi bulmaya niyetlenerek yola koyuldum. İnşallah hemen taksi bulurum diye güzergahım olan Valikonağına hızlı adımlarla çıktım.. saat 16.40..  baktım trafik felç! Aman Tanrım taksi bulayım hemen bu ne soğuk dedim kendi kendime ve baktım bir taksi birkaç adım ötemde ilerliyor aa bu boşmu acaba diye ardından bir koşu yetiştim ve baktım boşşş.. oleyyy.. ama o ne taksici soru sordu " abla nereye?" bu sorudan nefret ediyorum.. çünkü boşum ama gideceğin yere göre seni almayabilirim mesajı taşıyor.. " Balmumcu" dedim ve taksici "atla abla o zaman" dediğinde bir ohhhh çektim..
Sıcak takside rahat rahat oturmak ne güzel diye geçirdim içimden, ayrıca içim ısınmıştı evime biran evvel gideceğimden..

Takisici: abla kusura bakma Taksim filan deseydin oradan geliyorum ve trafik felaket orada..
Ben: sorun değil sizde haklısınız (aman iyi ki aldın beni yoksa 40 saat sinir ve soğuk içinde bekleyecektim)
T: benim durakta Astoria da iyi oldu Balmumcu yolumun üzerinde..
B: ne güzel işte (aman götürde nerde çalıştığın benim için önemli değil)
sessizlik............................................. 
B:(oh ne güzel sessizlik şimdi taksici dram hikayeleri, sinir bozucu trafik hikayeleri anlatacak... off dinleyemeyeceğim.. hiç çekemem!)
.......................
T: fabshaakhagasg hahkakjha bkshaksı........ vıdı vıdı vıdı...................................
B: hmm evet hı hı aaa (yahu ne anlatıyor bu adam beynim yine kendini dış dünyaya kitlemiş hiçbişey algılamıyorum dediklerinden... off.. ilgilenmediğimi anlarsa susar belki, hı hı..)
.......................
T: evet diyosunuz ama bir gün bir bayan bindi arabama bana dedi ki karşıya geçiyoruz.. bende tamam dedim.. biraz ilerledik bayana sordum nereye diye.. ona göre nereden gideceğime bakacağım değil mi abla.. bayan dedi ki sen geç karşıya ben söylerim.. Ya sabır dedim dur bakalım ne çıkacak altından.. ve sürdüm arabayı, bi süre sonra bayan dedi ki boğaz köprüsüne gelince yavaş gidelim hava alayım..  !!!iyi tamam dedim.

Boğaz köprüsüne geldik, bayan yavaşla dedi, yavaşladım bir süre sonra daha yavaş daha yavaş derken baktım kapıyı açıyor inecek.. bir hamleyle kolundan tuttum.. bana bağırmaya başladı, bırak be adam sana mı vericem hayatımın hesabını!!.. ben biyandan kadının kolunu tutuyorum bir yandan arabayı sürüyorum.. derken bayan elindeki biber gazını sıktı ve gözlerim anında körleşti.. bir yandan arabayı sürüyorum sağa sola nereye gittiğini bilmeden köprüyü geçmeye çalışıyorum biryandan kadını bırakmıyorum..
………..
Bense aklımdaki türlü düşüncelerden sıyrılmış hikayaye konsantre olduğumu fark etmiştim bir anda..
B:  Eeeee? .. (aa hikayaye bak vay be, kadın kesin intihar edecek ne zayıf insanlar var yarabbim..)
T: Derken baktım etraftan insanlar geldi toplandı, bende bağırdım bu kadını tutun bırakmayın kendini atacak! Derken insanlar yardım etti kurtardık ama gözlerim görmüyor su getirdiler yıkadım yıkadım…. Sonra açıldım..

B: Hayret! Halbuki hayat herkese zor hayat herkese aynı hayat!! (demek istediğim çok şey var ama şimdi Taksiciye ne anlatıcam……..)
T: Yok be abla.. ben senin gibi düşünmüyorum aslında hayat zor değil kolay ama biz insanlar zorlaştırıyoruz..
B: Evet haklısın (aa aslında benimde düşüncem bu ama bu taksici?? Daha evvel hiç böylesini görmedim bu adam hayatla kavga eden tiplerden değil belliki.. şaşırdım cidden, birazda utandım anlamaz diye yorumlarımı sakladığımdan....)

To be continued……. 


yazının esas filozof kısmı 2. bölümde....... 

Not: Parantez içine aldıklarım benim iç sesim.. bunu anlamayan arkadaş olmuş.. o yorumları taksiciye söylemişim gibi...töbe töbee.. birde bu notu ne vakit yazdın diyenlere hatırlatma; ehh teknoloji düzeltme de yaptırıyor her daim..


Yorum Gönder