20 Eylül 2011 Salı

Hayatın kırılma anları?

Hani maçın kırılma anları vardır ya; maç biter ve yorumcular sahne sahne skorun nerelerde farklılaştığına bakarlar ya..
Hani her pozisyon değerlendirilir oyuncu şurda olsaydı ofsayt olmazdı burda şutu çekse pas verse gol olurdu derler ya..
Hani bir dahaki maçta şunlara dikkat etmeli, yoksa.. diye uyarırlar ya.. 
Hani takım oyunu içinde bireysel hareket edersen bencil olursun ya..
İşte hayatta koca bir lig..
Biryere bir aileye bir topluma ait olmak istersin ama bireysel hareket edersin ahh bencilsindir..
Her yaptığımız ofsayta itiraz edip yaptığımız faullere kılıf uydurma yarışında çılgına döneriz ya..
Hele kimmiş bizi oyundan atan ben gittim paşalar gibi diye hareket çekeriz ya..
Hani gol atmak gibi hayattan istediğimizi alamayınca sistemi kötüler ve başka maçlara inşallah deriz ya..
Hayatımızın kırılma anlarını görmezden gelip birgün hayat bir yerde al bak işte diye gözümüze sokar ya..
Hani performansımızı düşürüp suçu hayata atarız ya.. 
Hani hocam iyi değil diye evrenle kavgaya tutuşuruz ya..
Maçta kırılma anlarından ders almayınca başka maçlarda yine aynı hatalar yine aynı serzenişler devam .. 
Olmuyor işte.. böyle olmuyor.. olmadı..olmayacak...
Tecrübe hayattan yediğin kazıklar değil o kazıklardan ne öğrendiğindir...
Öğrenmediysen güle güle layık olduğun acemiler ligine..




  
  
  
Yorum Gönder