30 Kasım 2010 Salı

Parça'lı yazı.. Ronan Keating - Time After Time

Bugün Wikileaks sitesiyle ilgili bolca geyik yaptık.. eğlencenin yeni adı oldu bizim için..
İsviçrede senin hesabın varmı varsa kaç tane gizleme 
bizim başbakana yakışmadı 8 az 888 olmalıydı 
bak hakkımda konuştuysan wikileaks ten öğrenirim ona göre
daha neler var gelsinler biz söyleriz (örneklerde var ama burda söyleyemeyeceğim)
GS için ne dedi acaba
senin hakkında benim hakkımda yazsalardı ne söylerlerdi vs vs vs..
hepsi deli saçması..
bir iki gündür hayat böyle geçiyor..
ben birde aşağıdaki Ronan ın söylediği parçayla parça parça obsessive olmuş durumdayım..
sesine bayılırım çok yaratıcı ve üretken bulurum ayrıca seçtiği söylediği parçalar anlamlı.. bizdeki Yaşar gibi, ruhuyla söylüyor.. "When you say nothing at all" benim için tüm zamanların favorilerinden.. Sanki öbür dünyaya gidip geliyorum her dinlediğimde:) ..  Nothing Hill adlı filminde soundtrack ı idi bu parça.. Ronan Keating, sarışın erkeklerden pek haz etmesemde gördüğüm tek şirin sarışın ayrıca. Bakın bunu Cyndi Lauper dan dinlemiştik daha evvel ama Ronan'ın yorumuda şahane olmuş...
Bu şarkıyı yan komşum yüreği yanık ayşeye, alamanyadaki emmoğluma, cennetteki ebeme, çok bilmiş patronuma, adem in tüm torun torbalarına ve beni dinleyen tiiiiiiiiiiiiii 70 milyona hedaye ideremmm diye tedavülden kalkmış bir espriyle sizleri kusmak için en yakın lavaboya gönderiyorum:)

Bu yazının tamamını bu şarkıyı a bit bit yüksek volümle dinlerken yazdım;)

Yazıya son noktayı şarkının güzel sözleri koysun ..






I'll be waiting.. time after time..

Sevgiyle..

22 Kasım 2010 Pazartesi

Hayat! seni yaşamayı seviyorum...

İçimi çocukça sebebsiz nasıl mutlu ediyosun?
şükrediyorum herşeye.. beni var eden tüm deneyimlerime..
kanatlanmış gibiyim bugün..
ne oluyor bana demiyorum bile banane hatta.. ben mutluyum böyle
içime doğru sonsuz huzur, güven ve inanç denizinde yüzüyorum..
uzansam bulutlara değecek hissim var..
bağıra bağıra müzik dinliyorum kendi sesimi duymak için daha çok, avaz avaz şarkı söylüyorum..
dans ediyorum boşlukta sallanır gibi vücudum heryerim..
dışarda ne oluyor umurumda değil içimde güzel şeyler çalıyor dinliyorum..
hayat seni seviyorum sebebsiz, beklentisiz.. öylesine olduğun gibi herhalini..
sana adım attıkça bana koşmana bayılıyorummmm..
kokluyorum soluyorum ciğerlerime alıyorum daha çok hissetmek için seni..
güzel kokuyosun herzamanki gibi..
başımı döndürmene bayılıyorum..
sarhoşun aptal mutluluğu var yüzümde senin yüzünden.. ama olsun ben bunu da seviyorummmmm..

16 Kasım 2010 Salı

Bu Bayram Sessiz

Bir sessizlik var. Bayramı pek anlamadım bu sefer. Bu bayram hiçbiryere gitmedim. Plan yapmamak iyi olmadı sanki. Sanki ortalık daha bir sessiz gibi. Genelde bayramlarda Annemlerle olmayı tercih ediyorum. Cümbür cemaat aile hepbirlikte buluşuruz özel sofralarda. Çalan müziklerle dans ederiz hepbirlikte. Kalp atışı hızlanır sevgi kokar heryer alabildiğine. O gün hep gülünecek şeylerden konuşulur vs.. güzel olur işte kısaca.. Annemler gelecek diye gitmedim bu sefer.. başka bir yere gitmek için epey bir bakındım yurt dışı & içi turlara vs ama hiçbişey yapmak gelmedi içimden. Şimdi iyimi yaptım acaba diyorum.

Seyahat etmeyi severim. Güzel yerler görmek insana başka başka duygular uyandırıyor. Her gittiğim yerde burda yaşayabilirmiyim diye bakıyorum. Komik dimi:) Henüz bulamadım ama. Amazonları görmedim gerçi:)

Eskiden bayramlarda çocuklar kapıyı çalar para isterlerdi. Hala Annemlerin yaşadığı yerde aynı muhabbet döner. Benim oturduğum yerde yok ama. Zaten bina 1+1 dairelerden oluşan bir site. Aile oturduğunu sanmıyorum yani en azından çocuklu. Görmedim henüz. Toplam 990 dairenin olduğu bir yerde çocuk yok:) nereye sığacak zaten. Oturanların çoğunluğu bekar benim gibi. Yan dairemde ünlü bir futbolcu bebekleriyle oturdular çekirdek aile şeklinde ama sonra sığmıyoruz diye onlarda taşındı burdan. Ama bolca hayvan besliyorlar bu arada.

Sessizliği bozma zamanı geldi:) bu yazıyıyı bitirince dışarı çıkıyorum nereye olduğunu bilmeden ..hiçte umurumda değil.. Perşembe adaya gideceğim zaten, yarında sabahtan dışarda kahvaltı sonra birkaç kutsal mekan gezmek istiyorum. bol bol fotoğraf çekip istanbulda kendimle tur yapacağım:) Ya bir yol bulacağız yada bir yol açacağız dimi:))

Herkese bayram tadında günler dilerim..

Sevgiler

10 Kasım 2010 Çarşamba

Bildiğim herşeyi unutmak istiyorum son zamanlarda derinliğine..

Sahip olduğum herşeyi bir kenara bırakmak istiyorum..
Gördüklerimi algılamamak, duyduklarımı duymazdan gelmek istiyorum..
Konuşmak istemiyorum, anlatmak istemiyorum hiçbirşeyi dünyası doğadan uzaklaşanlara..
Medyadan kötüye çanak tutan pis haberleri kaldırmak istiyorum sonsuza kadar..
Hayvanlara insanların giremeyeceği kocaman bir mekan yaratmak istiyorum..
Yok farzetmek istiyorum kendiyle barışmak isteyenleri..
Kitapları atıp ilkel kabile üyesi olmak istiyorum mümkünse uzun bir süreliğine..
Daha çok bilmek istemiyorum daha çok gülmek istiyorum gereksizce herşeye..
Ne kazanmak nede kaybetmek istiyorum hiçbirşeyi..
Buralardan bir süreliğine uzaklaşmak istiyorum anlamsızca öylesine..
Daha fazla doğanın parçası olmak istiyorum kabul ederse..
Çok uzağa değil elbette, hala ruhumun zihnimin bedenimin korkuları yüzünden..
Neyim var yapacak daha henüz bilemediğim artık bilmekte istemiyorum..
Anlamsızca yaşamak istiyorum olabildiğince.. yapabildiğimce.. mümkünse.....olmaz mı?
Saçmalıyor muyum? olsun saçmalamak bile güzel..